İBRAHİM GÜLER'İN KALEMİNDEN DENİZLİSPOR

Sergen Yalçın Beşiktaş’tan ayrılırken kırk yıllık Sergen'i elin Fransız Tigana'sı bitirdi. Kulübü Beşiktaş'ı daha 3 aydır tanıyan adama her şeyi ile emanet ettiler demişti. Aynısı Denizlispor için şu anda geçerlidir. Suçu hocada falan aramayın. Asıl suçlu yönetim ve başkandır. Siz Reha hocaya öyle bir yetki verdiniz ki istediği futbolcuyu aldırdı. Takımı istediği gibi kurdu. Kendi sistemini oturtmaya çalışıyor. İşin en kötüsü kulüp inanılmaz bir maddi yükün altına girdi. Devre arasında alınan futbolculara çok astronomik bedeller vaat edildi.

 

ADANA MAÇI HERKESİ KANDIRDI

Bu takım Adana'ya 3 attığında da Denizlispor’umuzun çok kötü oynadığını söylemiştim. Adana maçının ilk yarısında rakip kaleye bir defa gittik onda da gol attık. Rakibin şanssızlıkları ve bizim muhteşem zamanda gol bulmamız maçı kontra atağa sürükledi. Bizde önde ki seri oyuncularımızı kullanarak sonuca gittik. Ama işin garip tarafı maç biter bitmez daha hakem sahadan çıkmadan Başkan ve yönetim kurulu, futbolcular ile selfie çekilmek için sahaya girdi. Basında zafer şarkıları çalıyordu. Hoca muhteşem, takım çok iyi devre arası geçirmiş, yönetim para makinesi gibiydi...

 

GERÇEKTEN YÖNETİM ÜZERİNE DÜŞENİ YAPTI MI?

İstanbulspor maçında kel göründü. Bu sefer rakibin futbol şansı yanındaydı. Oyuna kötü başlayan Denizlispor’umuz son yarım saatte rakibin skoru koruma psikolojisi ile geriye çekilmesi sebebi ile baskılı bir oyun sergiledi. Ama skor hüsranla bitti. Para babası yönetim kurulumuz hemen devreye girdi. Transferleri patladı. Basınımızın büyük bir algı operasyonu ile şehirde öyle bir atmosfer oluşturuldu ki yönetim üzerine düşeni yaptı. Şimdi iş teknik heyet ve futbolcularda...

 

ESKİŞEHİR MAÇINI BİREYSEL HATALAR KAYBETTİRDİ

İçerde oynadığımız son Adana galibiyeti, yapılan transferler ve muhteşem algı operasyonu ile sezonun en kalabalık maçlarından birisini Eskişehirspor'a karşı oynadık. Yaşlı ama tecrübeli oyunculardan kurulu Eskişehirspor'a karşı maça iyi başladık. Pozisyonlar bulduk fakat gol atmayı beceremedik. Es es ekibi resmen tecrübesi ile maçı kazandı. Ama tekrar söylüyorum. Eskişehir maçında Denizlispor'umuz kötü oynamadı. Bireysel hatalardan dolayı karşılaşmayı kaybetti. Maçın 75. Dakikasında bile benim içimde maçı çevireceğimizin ümidi vardı. Keşke hocanın da biraz ümidi olsaydı. Takımımıza gol lazımken çift forvete neden o kadar geç döndü merak ediyorum.

 

ANIL & ÖMER GİTSİN - AİSSATİ & LAZİC GELSİN

Şimdi Denizlispor'umuzun inanılmaz zor bir Fikstürü var. Bu süreçte hata yapma lüksünü minimum seviyeye indirmek zorundayız. Şartlar böyleyken tabi ki akla gelen ilk şey Türkiye'de hoca değiştirmektir. Sorarım sizlere ilk yarıda oyuna her girdiğinde takımın skor yüküne katkı yapan Anıl Taşdemir'i gönderip yerine 5 kat daha fazla maliyetle etkisiz eleman Aissati'yi almak ne kadar mantıklıdır ? Takım Kaptanı Ömer Alp Kulga’ya yavaş, tek hamlelik futbolcu diyerek yerine maşallah tank gibi Lazic'i almak nasıl bir kafadır?

 

BAŞKAN VE AÇIKLAMALARI

Sezon başında Kulüp Başkanımız Sn. Mustafa Üstek, hedefimiz şampiyonluk demişti. İlk yarıyı Denizlispor'umuz düşme potasında tamamladı. Geçtiğimiz hafta içinde başkanımız hedef play-off dedi. Denizlispor'umuz hemen ilk maçında yuhalandı. Bir anda Denizlispor’un başına geçen ve öyle bir sevgiyle bağlandığı yeşil siyahlı renklere tarihinin en çok cebinden para harcayan başkanı olarak taktir toplayan Üstek'in, “Zamanında borç bitmez. El değiştirir.” dediğini de hatırlatırım...

 

Sevgi ve saygılarımla İbrahim Güler…