OSMAN ÖZAD BALIKESİRSPOR-DENİZLİSPOR MAÇINI DEĞERLENDİRDİ

Öncelikle takımın iyi niyetli ve çok istekli olduğu belli. Hiçbir futbolcuda art niyet, isteksizlik yok. Herkes elinden geleni kabiliyeti yettikçe yapmaya çalışıyor. Aynı şekilde Fatih Tekke de elinden geleni yapmaya çalışıyor. O da çok istekli ve iyi niyetli. Saha kenarındaki Oktay abi bile çok istekli. Bu açıdan bu onurla mücadele eden bütün takımı ve başta Fatih Tekke olmak üzere tüm ekibi ekibi kutlarım, teşekkür ederim. Var olun!

 

*

 

İlk başta Fatih Tekke’nin değişiklik yaparken korkması, sürekli yanlış kararlar vermesinden bahsetmek istiyorum. Hoca maç sırasında kriz anını yönetemiyor. Karar alırken çok stresli. Bu yüzden değişikliklerde hep yanlış kararlar veriyor. Denizlispor 2-1 geride ve maçın son dakikaları. Yedekler arasındaki İsmail Haktan ve Eze oyuna hala girmemiş ve hoca son değişiklik hakkını Lazic’i sol bek Cihan’ın yerine oyuna alıp Cenk’i ileriye yollayarak kullanıyor. Hocam kaybedecek neyimiz var Allah aşkına? Neden o dakikada Ece’yi oyuna alıp Cenk’i de ileriye atıp 3’lü forvete dönmüyorsun? Bizim saldırmamız lazım! Geride Tahacan, Alperen ve Berkan dursun, 90. dakikada neden hala korkuyorsun gol yemekten?

Merak ettiğim bir başka şey de oyuna hemen hemen her girdiğinde etki eden İsmail Haktan Odabaşı neden oyuna alınmıyor? Bir problem mi var? Şu an bu takımın İsmail Haktan’a ihtiyacı var.

Hocam korkma! Sen bu şehirde çok güzel izler bıraktın, daha cesaretli olursan çok daha sağlam izler bırakacaksın!

 

*

 

Fatih Hoca kimin muhteşem aklına uyarak Asil’i kesip Zeki’yi oynatıyor gerçekten merak ediyorum. Bir baskı var mı onu da merak ediyorum. Gencecik, aslan gibi, gelecek vaadeden Asil birkaç maç -bazı kesimlere göre- kötü performans sergiledi diye niye kesilir? Unutmayın, bir sporcuyu harcamak çok basittir, onu kazanmak zordur. Kolaya kaçmayın!

Bir soru: Daha önce bu takımın kalesini Zeki korusaydı ve Asil’in -bazı kesimlere göre- sergilediği kötü performansı sergileseydi o genç çocuk kadar kolay kesilir miydi?

 

*

 

Tahacan çok iyi niyetli, elinden gelenin fazlasını yapmaya çalışıyor, çok istekli fakat maalesef ki şu an bu ligin futbolcusu değil. Kendisini çok geliştirmesi lazım.

 

*

 

Barış Örücü bir önceki Denizlispor serüveninde muhteşemdi. Ama iki sezondur izlediğimiz Barış başka bir Barış. Bugün resmen David Copperfield gibiydi. Oyuna girdiği andan maç bitene kadar kendisine gelen hemen hemen bütün topları kaybetti. Ben bu Barış’a alışamadım. Umarım bir an önce kendisine gelir.

 

*

 

Gelelim Ziya’ya. Belki de bu sezon takımın en iyilerinden birisi Ziya’dır. Hakkını yiyemeyiz.

Fakat Ziya saha içinde o kadar gereksiz şeylerle uğraşıyor ki! Bazen rakibin eli kafasına çarpıyor, Ziya burnu kırılmış gibi bağırıyor. Bazen Laz damarı tutuyor, bütün damarlarını çıkarıp atarlanıyor. Ziya böyle gereksiz şeylerle uğraştığı kadar oynadığı futbola daha çok odaklansa hem bu takımı tek başına taşır hem de Süper Lig’de futbol oynar. Ben Ziya’yı Süper Lig’de izlemek isterim.

 

*

 

Unutmadan şunu da söyleyeyim:

ENFALASYON DÜŞER, DENİZLİSPOR DÜŞMEZ!

 

Sevgilerle

Osman Özad..