TOPARLANMA VAKTİ

Denizlispor, maç kaybedebilir her takım gibi.

Her takım gibi berabere de kalabilir. Bazen istenmeyen sonuçlar üst üste de gelebilir.

Ama bu kadar isteksiz, bu kadar mücadele gücü düşük bir Denizlispor ligin geri kalanında çok zorlanır.

Gençlerbirliği maçını lütfen herkes yeniden izlesin. 90 dakika boyunca rakip takım en az 10 net pozisyona girdi. Şans mı dersiniz başka bir şey mi bilmiyorum ama 3 puan aldık o maçtan. Ama Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belliydi.

Kötü ve isteksiz oynuyoruz. Mücadelemiz yetersiz. Tribünlerde sesler her geçen gün daha fazla yükseliyor. Henüz ligin çok başlarındayız. Daha bu haftalarda panik yapmaya başlarsak sonumuz çok daha hayırlı olmaz!

Sivasspor maçına dönersek; golü yiyene kadar biraz olsun karşı koymaya çalıştık. Her zamanki gibi golü yiyince tüm sistemimiz bozuluyor.İlk golden önce taç atışı noktasında haklıyız belki ama profesyonel futbolcuların hakemle uğraşacaklarına topa dönmeleri gerekmiyor mu? Bir anlık dikkat kaybı nelere yol açıyor görüyorsunuz…

İkinci yarı tamamen Sivasspor’un kontrolünde geçti aslında. Kontratağa çıkmak için sürekli nabız yoklayan bir Sivasspor karşısında bir yandan gol yememek için çabalamak bir yandan da gol bulmaya çalışmak Horozun adeta nefesini kesti. Son dakikada gelen golün nedeni de nefessiz kalmamızdı!

Yenmek, yenilmek futbolun içinde var ama umutsuz olmak, bir idealin olmaması takımı ve şehri giderek geriye götürüyor. Ben sorunun daha çok psikolojik olduğunu düşünüyorum. Oyuncular mental olarak daha sahaya çıkmadan kaybediyorlar sanki maçı.  O istek ve arzuyu ben birçok oyuncu da göremiyorum. Halbuki Hugo Rodelaga’nın dönüşü ve birkaç galibiyetle birlikte takımımız toparlanabilir. Biz çok kötü bir takım değiliz ama önce maçı kafalarda kazanmak gerekiyor.

Umutsuz olmayalım, panik yapmayalım, beraber çıktık Süper Lig’e. Birlikte olursak kalabiliriz bu ligde. Yoksa işimiz çok ama çok zor…